30 Aralık 2011 Cuma

Ladri di biciclette


Bir sinema takipçisi olarak fırsat buldukça klasikleri izleme çabasındayım. Her ne kadar bazıları modern sinema tarzının dışında olsada bazılarıda bize yıllar sonra bile hitap edebiliyor. Bugün ki durağımızda ''Bisiklet Hırsızları'' var. Yılına göre baktığımızda senaryosu ne kadar olağan bir durumu ele alsada kaliteli çekimiyle, mekanlarıyla ve atmosferiyle izlenebilirliğini artırıyor. Bu konuda en büyük desteğide süresiyle alıyor. Durumu fazla uzatmadan bir sonuca bağlıyor. Geçen sene izlediğim ''To Kill a Mockingbird'' klasiği gibi kendi bünyesinde güzel mesajlar veriyor. Bu iki yapımı karşılaştırmamın sebebi sanırım ikisindede çocuk karakterlerini konuya iyi dahil etmeleri. Bruno karakteri babasıyla çıktığı bir nevi macerada finale doğru iyi bir dram sahnesine imza atıyor. 
Lamberto Maggiorani ve onun oğlunu canlandıran Enzo Staiola karşılıklı film boyunca iyi bir etkileşim kuruyorlar. Enzo Staiola hatta yüzümüzde tebessüm bırakacak birkaç sahnede yer alıyor.
Filmin en büyük akılda kalıcı özelliğiyse kuşkusuz tema müziği. Gerçektende dinlenesi bir parça. Beni oldukça etkiledi.

İtalyan sinemacı Vittorio De Sica harmaladığı umutsuzluk, çaresizlik ve işsizlik temalarıyla bir döneme tanıklık ediyor. Klasik yapım severlerin hoşuna gidebilecek bir yapım. Hatta bazılarını derinden etkileyebilir.

A+

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder