13 Aralık 2011 Salı

On the Waterfront

Elia Kazan'nın bir işçi sınıfı hikayesi. Dönemin toplumsal sınıf farkını ve güçlü otoriterlerin acımasız baskısını irdeliyor. Haliyle bu baskıyla gelen korku insanların kanun ya da adalet yanında olmasını reddediyor. Düzenin olduğu yerde (her ne kadar düzen yanlış olsa da) insanlar düzeni bozmayı toplumsal ahlaksızlık olarak görmeye başlıyor. Gammazlık terimi arkasına saklanmak ve bunu sürekli hatırlatmak otoriter güçler için en büyük kuraldır. İşte tüm bu saydıklarım etkenleri çok iyi bir araya getiren On the Waterfront
filmi günümüzde klasik bir hikaye olarak gelse de döneminde öncülük yapmış bir film. Özellikle hikayenin güçlü anlatımı sizin filme sımsıkı sarılmanızı sağlıyor. İçten oyunculuklar ve müzikler sizleri etkiliyor. Özellikle filmin   mekanları çok iyi   seçilmiş.  
 
Marlon Brando'nun mükemmel oyunculuğu izlenmeye değer. Çeşitli sinema kuruluşların hazırladığı tarihin en iyi performansları listelerinde sürekli kendisinin bu performansıyla karşılaşırsınız. Genel olarak oyunculuklar çok iyi. Parentez içinde Lee J. Cobb'ta güzel bir performans çıkarmış. 
Hollywood'un artık kendini sürekli tekrar ettiği bugünlerde samimi bir hikaye ve içten oyunculuklar arayanlar için bir dönem klasiği On the Waterfront çok iyi bir tercih olacaktır.

A+

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder