27 Aralık 2011 Salı

Yazı Tura


Uğur Yücel'in sinema adına ilk yönetmenlik deneyimi. Senaryo kısmında da yine kendisi var. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki Uğur Yücel'in oyunculuğunu hep beğenmişimdir. Dolayısıyla filme başlamadan önce yönetmenlik deneyiminin hangi seviyede olduğu benim için bir merak konusuydu. Film askerlik görevlerini Güneydoğu'da yapan iki arkadaşın aynı patlama sonucu gazi olmasını konu alıyor. Bir kulağı sağır olan Hayalet Cevher ile bir bacağını kaybeden Şeytan Rıdvan'ın bundan sonraki topluma karışma süreçleri sert bir dille anlatılıyor. Film ağır dram ve psikoloji içermesiyle elbette etkileyiciliğini artırıyor. Konunun iki ayrı bölüm halinde anlatılması filmi başarılı kılmış. İlk bölümde Şeytan Rıdvan'la Göreme / Nevşehir'de muazzam bir anlatıma tanık olurken ikinci bölümde ise Hayalet Cevher'le İstanbul'a bir yolculuk yapıyoruz. Filmin belki de olumsuz sayılabilecek tek yönü senaryo olarak ilk bölümün daha güçlü olması. Hayalet Cevher hikayesinin ritmi Şeytan Rıdvan'a göre daha düşük. Bu da film ilerledikçe temponun düşmesine neden oluyor. Fakat  buna rağmen Nevşehir ve İstanbul atmosferleri oldukça güçlü aktarılmış. Bunun yanında kamera teknikleri alıştığımızın dışında bir teknikle sunuluyor. Bu yöndende iyi diyebiliriz.
  
Kenan İmirzalıoğlu şüphesiz ki dönemimizin yetişen en yetenekli genç oyuncularından. Çizdiği imaj ve katettiği yol oldukça ümit verici. Hayalet Cevher karakteriylede ne denli iyi bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Öte yandan Olgun Şimşek'e gelirsek yine bizi derinden etkileyecek bir karakter olan Şeytan Rıdvan'a hayat veriyor. İzleyenlerin bolca etkileneceği bir rolde olduğu aşikar. Filmin kadrosunda yine başarılı oyuncular Erkan Can, Engin Günaydın ve Settar Tanrıöğen var.
  
Sinema'da ilk yönetmenlik deneyimi olduğunu düşünürsek Uğur Yücel'in son derece başarılı bir film yönettiğini söyleyebiliriz. Sinemamız adına kaliteli bir yapım. İzlemek isteyenlere tavsiye edilir.

B

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder