1 Ocak 2012 Pazar

Restless


Aşkı ve dramı işleyip hissiyatı verememek, finalinde herhangi bir noktaya dokunamamak, film bittiğinde pişman olmak. Uzun bir süre beklediğim filme bunları yazacağım aklıma gelmesede sonuç olarak Gus Van Sant bana hayalkırıklığının başka bir boyutunu verdi. Filmin çok yaratıcı bir senaryosu olmasada en azından içeriği bakımından güçlü bir drama dönüşebilir. Ya da varolan aşk hikayesi büyük bir tutkuya dönüştürebilir. Ne yazık ki Restless filmi duygulardan fazlasıyla yoksun. Ara ara birkaç sahnesi iyiye yakın olmakla beraber bunlar sayılmayacak kadar az. Özellikle filmde kullanan renk tonu oldukça soluk ve ruhsuz. Bu da daha çok size karamsar bir hava veriyor. Özellikle başta söylediğim gibi finalinin havada kalması filmin herhangi bir amacı yok profiline sokuyor. 
Genç oyuncular genel anlamda iyi olmalarına rağmen filmin yetersizliğinin kurbanı oluyorlar. Özellikle Mia Wasikowska gibi yeni yükselen bir yıldız için başarısız bir film denilebilir.
Good Will Hunting ve Milk gibi önemli yapıtlara imza atmış Gus Van Sant bu filmiyle sınıfta kalıyor. Filmin en önemli sorunu etkileyicilikten çok uzak olması. Beklentiler yüksekti ama hayalkırıklıkları kaçınılmaz oldu. İlla ki izleyeceğim diyorsanız göz atın. Yoksa izlemezsenizde pek bir şey kaybetmezsiniz.

C+

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder