17 Şubat 2012 Cuma

The Iron Lady


Film İngiltere'nin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher'ın hayatını ele alıyor. Kendisinden kısaca biraz bahsedelim. Margaret Thatcher 1975-1990 yılları arasında  Muhafazakâr Parti başkanlığını yapıyor. Ardından 79-90 yılları arasında büyük bir süpriz yaparak başbakanlık görevini üstleniyor. Özellikle dönemin siyasal oluşumunda, izlediği Soğuk Savaş politikasında ve Falkland Adaları sorununda büyük bir rol oynamakta. Bununla birlikte İrlanda Cumhuriyet Ordusu(IRA)'na bağlı 1981'deki Kuzey İrlanda Maze Hapishanesi'nde bulunan mahkumlar ellerinden alınan siyasi mahkum konumunu tekrar kazanmak için giriştikleri grevde Margaret Thatcher uzlaşmayı reddetti. Hatta burada 27 yaşında hayatını kaybeden Bobby Sands bir sembol haline geldi. ( Steve McQueen'in Hunger filmi bu olayı ele almıştı.) Kısaca İngiltere'nin yakın tarihinin en etkili siyasetçilerinden biri Margaret Thatcher. Sert ve taviz vermeyen kararlarından dolayı kendisi The Iron Lady yani Demir Leydi lakabı ile anılmaya başladı.
Filmimize dönersek Thatcher'ın hayatı üç farklı dönemle işlenmiş. Hırslı Margaret hayallerle dolu azimli bir genç kızdır. Margaret dönemin en çok konuşulan siyasetçilerinden biridir ve zirvededir. Thatcher büyük bir hayatı geride bırakmıştır. Ardında ''Pişmanlık mı? Gurur duyulan bir yaşam mı?'' belli olmazken Alzheimer hastalığıyla mücadele eden bir beden. Psikolojik filmleri ve bu tür geçişleri sevdiğim için bu kısımları ayrı bir merakla izledim. Kurgu'nun üç yaşamı birbiri içinde anlatımı bence filmi başarılı kılmış. Fakat film bittiğinde içinizde bir şeylerin eksik olduğuna dair bir his oluşabilir. Bu da konunun size ne kadar hitap ettiğine bağlı ya da ne kadar etkilendiğinize.
Meryl Streep baştan sona Margaret Thatcher kimliğine bürünmüş. Burada makyaj oldukça başarılı kullanılmış. Merly Streep ayrıca müthiş bir ses tonuyla Thatcher karakterini gerçeğine daha da yaklaştırıyor.  Bu sene Oscar'da Michelle Williams'la sıkı kapışacağı kesin. My Week with Marilyn filmini izlemedim. Fakat Bafta ve Altın Küre Ödülleri'nde ödüle uzanan Streep'in sıkı bir performansı olduğu aşikar. Hatta şu anda bir adım önde diyebiliriz.

Yönetmen Phyllida Lloyd zor bir biyografi filmine imza atmış. Film yer yer sıkabilir. Özellikle biyografileri sevmeyenler için bu daha da sıkıcı bir hal alabilir. Ama yakın tarih ve siyasetle ilginenler güzel bir seyirlik olabilir. Filmin beğenilme kısmına gelirsek aslında birazda ne açıdan baktığınıza bağlı. 

C+

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder