23 Nisan 2012 Pazartesi

Little Miss Sunshine


Amerikan bağımsız sinemasının son yıllarına baktığımızda Little Miss Sunshine filmi sık sık karşımıza çıkıyor. Hem eleştirmenler tarafından hem sinema seyircileri tarafından beğenilen film tarafımdan biraz geç izlendi. Geç olsun güç olmasın diyip filmi değerlendirmeye başlayalım. Bir yol filmi.(ki yol filmleri tutkunuyumdur.) Frank bir Proust uzmanıdır. Zor bir dönemden geçmektedir. Bu yüzden evli kız kardeşinin yanına gelir. Burdaki ince nokta ise misafirleri Frank gibi Hoover aileside gelgitler yaşamaktadır. Evin küçük kızı Little Miss Sunshine adlı yarışmaya katılsın diye yolculuk başlar. Her yol filmi gibi trajik-komik olaylara değiniliyor. Türün belirli klişelerinden yararlansada kendi içinde samimi, karakterlerini iyi oturtan bir hikaye.  Belki senaryonun en güçlü yanı karakterleri. Hepsinin özünde sağlam bir derinlik var. Bu yüzden ilişkiler arasında gerginlikler ve tartışmalar bu derinliği gün yüzüne çıkarıyor. Son zamanlarda sık sık işlenen eşcinsel teması olsa da fazlada o konu kurcanlanmıyor. Finali ise kesinlikle çok iyi hazırlanılmış. Müziklerini ise her gün dinler oldum. Sadece birkaç parçası değil albümün tamamı dinlenesi.
Filme başlamadan önce Steve Carell'dan bu kadar derinlemesine bir çıkış beklemiyordum. Beklediğimden çok daha iyi bir performans gördüm. Greg Kinnear'ın çok yetenekli bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Oyunculuğu yine başarılı. Diğer oyunculara gelirsek Toni Collette, Alan Arkin, Abigail Breslin ve Paul Dano öyle bir uyum sağlamışlar ki hepsini keyifli izliyorsunuz. 

Benim gibi hala izlemeyenler varsa gözüm kapalı tavsiye edebilirim. Bilhassa macera, komedi, dram ve yol filmi severler için arşivinden eksik etmeyeceği bir film.

B+

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder