30 Nisan 2012 Pazartesi

Son İzlediklerim: Kısa Eleştiriler Vol. 2

Merhaba değerli Buzdan Sinema takipçileri.
Hayat malumunuz okul ya da başka sebeplerden dolayı her zaman blogla ilgilenemiyorum. Bu aralar benim vize sınavlarım olduğu için pek bir şey yazamadım. Ama son izlediklerimden kısa kısa notlar aktarmaya çalışacağım. Umarım yazımı beğenirsiniz.


Carnage
Roman Polanski'yi daha çok gizem filmleri olarak izlemişimdir. Geçtiğimiz yılın filmlerinden bir olan Carnage bu yüzden Polanski'nin sınırları dışında diyebiliriz.  Carnage Yasmina Reza'nın "The God Of Carnage" adlı tiyatrodan uyarlanma bir film. Filmin o tiyatral havayı iyi tutturduğunu görüyoruz. Filmin giriş ve finali hariç tüm sahneleri tek bir evde geçiyor. Bu yüzden tek mekan odaklı filmlerin en büyük desteği oyunculara büyük bir iş düşüyor. Carnage'in güçlü yanıda oyunculukları.  Kate Winslet, Jodie Foster, Christoph Waltz ve John C. Reilly kelimenin tam anlamıyla tüm hünerlerini kullanıyorlar. Karakterlerin burdaki ani iniş ve çıkışları mükemmel. Teknik 
herhangi bir kusuru yok. Bir sinefilin izlemesi gereken filmlerden.
                                                          B


Videodrome
Videodrome David Cronenberg'in ilk dönem anlayışı yani body horror türü diyeceğimiz insan vücundaki değişimleri ele alıyor. Yönetmenin daha önce izlediğim aynı tür The Fly filmi kadar başarılı bir film. Cronenberg'in filmografisini yeni yeni keşfetmeye başlamış biri olarak her yapımından memnun kalıyorum. Hikaye hayatımızda şu anda büyük yer edinmiş televizyonun etkileri üzerine daha doğrusu video üzerine bir film. Çekildiği dönemde televizyon ve videonun sektörleşmeye başladığını düşünürsek o dönemden anlamlar çıkaran Cronenberg işlediği has sinema anlayışıyla film izlenmeyi hakediyor. 
A


After Hours
Martin Scorsese şüphesiz en çok sevdiğim yönetmenlerden biridir. Dolasıyla sinema anlayışı beni derinden etkilemiştir. Film gerilim türünde. Yine Scorsese hikaye odaklı bir suç türü oluştursada diğer filmlerine oranla ön planda değil. Aslında Scorsese'in bu tür birkaç yapımı daha var ve sevdiğim filmler.  Çünkü suç türünün dışındada istediği zaman güzel örnekler veriyor. Filmin çekim tarzı ve işlenişi tamamen farklı. Sıkı sinema seyircisinin rahatlıkla izleyeceği ve memnun ayrılacağı bir film.
A-


Remember Me 
Sıkıntılı bir aşk, sıkıntılı karakterler. Öncelikle filme başlamadan önce ne büyük beklentide olmalı ne de büyük bir önyargı ile yaklaşmalı. Konunun akışı iyi ve finali gayet güzel bağlanıyor. İlk anlamda rahatlıkla etkileyebileceğiniz bir film. Fakat ben malesef finali bildiğim için yeteri kadar etkilenemedim. Filmi izleyeli birkaç gün geçti şunun farkına vardım. Aslında film üzerimde herhangi bir etki bırakmadı. Fakat izlerken keyif aldım. Bu kadar. Varın gerisini siz çıkarın. Film kötü demiyorum insanlarda farklı etkiler bırakmış olabilir. Bu da sinemanın güzelliği.
C+


The Ghost Writer
Roman Polanski'nin politik-gerilim filmi. Mistik yönünün daha ilk sahnede bile güçlü olduğunu söylemek mümkün. Çoğu politik filmde olduğu gibi işlerin çirkinleşmeye başladığı birden fazla sahne mevcut. Polanski burda filmin son noktasına kadar bizi filme bağlayabiliyor. Özellikle bazı sahnelerde gerilim kıvamını çok iyi tutturduğu görülüyor.(Bkz. uçak sahnesi ve takip sahneleri) Finali ise filmin türüne göre oldukça başarılı ve anlamlı. Genel anlamda ben filmi beğendim. 
B+

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder