23 Mayıs 2012 Çarşamba

La antena

"Sesi olmayan şehir, XX yılı." 
Soğuk bir kış mevsiminde karların arasında sessizliğe gömülen bir şehir. Mecazdan uzak ve  kelimenin tüm gerçekliğiyle sesi alınmış insanlar.  Birbirlerine karşı sarfettikleri duygular havada kaybolup gidiyor.  Ama insan her türlü duruma alışan bir varlık değil midir?  Öyle ki Alimentos Tv'nin sahibinin Bay Tv'nin tekeline dönen şehirden kimse rahatsız değildir. Bay Tv'nin korkunç bir planına rağmen bir umut yani bir ses her şeyi değiştirecektir. Tabi çoğu filmde işlendiği gibi kopuk ilişkiler bu olayların ışığında güçlenecek ve yeni arkadaşlıklarda doğacaktır.
2002 yapımı Kurt Wimmer'ın distopik filmi Equilibrium'da despot bir yönetimin yaratmaya çalıştığı kusursuz toplum modelinde insanoğlu doğasının baltalanmasına şahit olmuştuk. Bu modelin özünde insanın duygularını yoketmek ve barışçıl bir dünya sağlamak ideolojisi yatıyordu. Esteban Sapir'in yazıp yönettiği La antena filmi belki Equilibrium filmiyle bir bütün olarak aynı mesajları taşımıyor. Fakat ikisininde değindiği nokta insanı insan yapan özellikler olmazsa dünya nasıl bir yer olur? İkiside bu soruyu farklı yollarla cevaplıyor.  Esteban Sapir'in bence gösterdiği en büyük başarı zıtlığı tamamen keskinleştirmesi ve iki durum arasındaki farkı göstermesi. Bu yüzden iyi ve kötünün ayrımı, sesin varlığı ve yokluğu bir netliğe kavuşturuluyor. Filmde bu zıtlıkların bir ürünü. Bilhassa filmin belirli kısımlarının sesli, genelinin ise sessiz olması filmi simgesel bir boyuta taşıyor. Özellikle çeşitli animasyonlarla destek alan hikaye bu simgesel boyutu  pekiştiriyor. Sapir kurduğu evrende dramayıda ihmal etmiyor.  Özellikle finale doğru çocuğun annesine seslenişi görülmesi ve yaşanması gereken sahnelerden biri. Filmin bütününde dramayı destekleyen en önemli yapı şüphesiz filmin müzikleri. Pastanın en leziz kısımlarından biri. Birkaç sahnede Fritz Lang'ın başyapıtı Metropolis filmini anımsadım. Olumsuz yönüne gelirsek filmin süresinin uzun olmamasına karşın bazı sahnelerde sizi sıkması. 

Sonuç ne derseniz bence ortada güzel bir film var. Zamanınız denk gelir ve aklınıza ya da karşınıza bu film gelirse izleyin derim. Benim izlememi sağlayan değerli filmlerim.com üyelerine teşekkür ederim. Filmin varlığından bile haberdar değilken beğendiğim bir film izledim. "Sinema sanattır." diyenler için buyrun filminiz deyip yazımı noktalıyorum.

B

3 yorum:

  1. Ben de ilk senden duyuyorum bu filmi çok ilginç görünüyor. Bulabilirsem izlemeye çalışacağım :)

    YanıtlaSil
  2. Baya ilginç bir film:) Bende yeni öğrendim. Güzel bence göz atabilirsin:)

    YanıtlaSil