22 Eylül 2012 Cumartesi

Moonrise Kingdom

Wes Anderson'ın Bottle Rocket ile başlayan küçük çaplı başarılı kariyeri kuşkusuz Rushmore ve The Royal Tenenbaums ile zirveye ulaştı. Rüştünü hemen ispatlayan Wes Anderson'ın sonraki filmleri The Life Aquatic with Steve Zissou ve The Darjeeling Limited önceki filmlerinin biraz gölgesinde kalsa da yine kendi nezdinde iyi filmler oldu. (Hotel Chevalier adlı kısa filmi The Darjeeling Limited için bir prolog niteliğindeydi.) Ardından animasyon türündeki Fantastic Mr. Fox yine Wes Anderson renklerinde keyifli bir seyirlikti. Genel olarak filmlerinde arkadaşlık ve aile ilişkilerine mizahi açıdan yaklaşan Anderson'ın kurgusundan tutunda sanat işçiliğine ve müziğine kadar tadından yenmez işler ortaya çıkarıyor. Yeni filmi Moonrise Kingdom ise Anderson'ın son dönemdeki en iyi işi denilebilir. Hatta biraz iddaalı olacak ama filmografisinde zirveye bile yerleştirilebilir. 

1965: Yaz Mevsimi
Suzy: 3 kardeşiyle birlikte anne ve babasıyla yaşamaktadır. Mutsuzdur.
Sam: Bir izci kampındadır. Kaldığı yerde ne sevmektedir ne de sevilmektedir.
Suzy ve Sam'in aşkı birçok insanı bir araya getirecek ve onları sınayacaktır. 
Wes Anderson sinemasının genel özelliklerini Moonrise Kingdom'da taşıyor. Dostluk, sevgi, nefret, trajik-komik olaylar yine bu filmin başlıca konuları. Ama bu sefer Anderson yetişkinleri arka plana itip çocukların dünyasından bize sesleniyor.  Belki bu yüzden hikayeyi daha sempatik ve biraz daha masum buluyoruz. (Her ne kadar çocuk karakterlerimiz çılgın, inatçı ve şiddete eğimli olsalar da) Küçük hikayelerle başlayan film bir yap-boz şeklinde toparlanıyor. Wes Anderson teknik maharetlerini ise daha açılış sekansında konuşturmaya başlıyor. İlk sahnedeki kamera kullanımı muazzam. Tabi uzun süredir onunla çalışan görüntü yönetmeni Robert D. Yeoman'ı ayrı tebrik etmek lazım. Yeoman'ın film genelinde işçiliği alkışlanacak biçimde. Renklerin kullanımında yine kendini kanıtlayan Wes Anderson masalsı bir atmosfer sunuyor. Sanat tasarımlarını göz ardı etmeyeceğimiz filmin 60'ların dokusuna sahip olduğunu söylemek mümkün. Müzisyen Alexandre Desplat ise kelimenin tam anlamıyla büyülüyor.  Her kareyi müzikleriyle kusursuzlaştırıyor. Film içinde kullanılan parçalar ve eserlerde bir şölen niteliğinde.
Çocuk oyuncuların yerinde ve sempatik oyunculukları insanı çabuk etkiliyor. Kara Hayward ve Jared Gilman'ın uyumu en önemli etkenlerden biri. Bruce Willis, Edward Norton, Bill Murray, Tilda Swinton, Frances McDormand, Harvey Keitel ve Jason Schwartzman gibi yıldızlar ise farklı zamanlarda hikayenin tuzu biberi oluyor.

Özetle mutlak keyif alacağınız bir Wes Anderson filmiyle daha karşı karşıyayız. Filmi çok sevecek ve benimseyeceksiniz. Yalnız filmi biraz daha sindirmemize ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kim bilir belki bu filmi kendi adıma Wes Anderson Sineması'nda zirveye yerleştireceğim.

A

Not: Wes Anderson yine bize bir sürpriz yapıp Cousin Ben Troop Screening with Jason Schwartzman kısa filmiyle izci kampından Moonrise Kingdom'ın ilk gösterimini aktarıyor. Kaçırmayın!


7 yorum:

  1. hızlı bir geri dönüş yaptın gerçekten :) yıl sonu en iyiler listemde olabileceğini düşündüğüm filmlerden bu. vizyonda kaçırdım dvdyi bekliyorum artık. seni de fazlasıyla tatmin etmiş belli. 8 vermezsin kolal kolay çünkü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet biraz öyle oldu:) En iyi listende mutlaka yer alır. Dediğim gibi belki en iyi Wes Anderson filmi bile olabilir. Oscar'dan baya adaylık bekliyorum. Özellikle senaryo, sanat tasarımı, görüntü yönetmenliği ve müzik dallarında baya iddaalı olur. Bir an önce izle çok keyif alacaksın:)

      Sil
    2. Puana gelincede gönül rahatlığıyla verdim:)

      Sil
  2. dvdsi ne zaman çıkarsa o zaman izleyebileceğim maalesef. evet oscarlarda da adından söz ettirecek gibi. bu arada söylemeyi unutmuşum film gibi rengarenk bir yazı olmuş :))

    YanıtlaSil
  3. Çıkar yakında. Evet Wes Anderson'ın filmleri renkli oluyor. Filmide sevdim. Ondan böyle bir jest yapayım dedim:)

    YanıtlaSil