10 Aralık 2012 Pazartesi

Elena

Not: Spoiler İçerir.
Kanımca her yeni gelen kuşak, önceki kuşağa göre daha hazıra konan ve daha umursamaz bir bünyeye sahip oluyor.  Anne ve babalarımızdan sürekli duyduğumuz "Bizim zamanımızda böyle değildi." sözlerine karşılık gençliğin "Bizden önceki nesil bizi anlamıyor. Onların zamanı geçti. Artık her şey farklı." gibi söylemleri ise malumunuz. Elena sosyal ve bireysel çatışmalarla yüklü bize yabancı gelmeyen bir öykü. Konunun herhangi bir abartıya kaçmadan işlenmesi filmin en başarılı kısımlarından. Hikayenin seyri ikinci bölümün bazı kısımlarında çok iyi bir gerilime dönüşüyor. 

Andrey Zvyagintsev'in yakın zamanda izlediğim Vozvrashchenie (Dönüş) filmi beni resmen mest etmişti. Sinematografisini doğaya yönelten ve kendi içinde çok iyi çıkarımlar sunan Dönüş filmi salt bir sinema deneyimiydi. Kısmen aynı sularda gezinen Zvyagintsev, Elena ile kamerasını bu kez kent yaşamına döndürüyor. Tabi haliyle sorunlarda büyüyor. Her şeyden önce film zıtlıklar üzerine kurulu. Elena ve Vladimir ikinci evliliklerini yaşamaktadır. Vladimir iyi bir gelire sahiptir. Vladimir'in ilk eşinden olan kızıyla bağları güçlü değildir. Elena ise bu durumun tam tersini yaşamaktadır. Oğlu(ilk eşinden) ve onun ailesiyle sık sık görüşmektedir. Hatta ailesine sahip çıkmaktadır. Tüm bu yoğun trafikte Zvyagintsev'in çizdiği tablo bireyselden genele doğru düşündürücü bir hal alıyor. Elena'nın durduğu nokta burda çok önemli. Çünkü bir tarafta annelik koruma içgüdüleri ile çocuğuna yardım ediyor. Diğer tarafta ise kocasını karşısına alıyor. Ama her zaman dengeyi tutturmaya çalışıyor. Bu çatışmaya birde Zvyagintsev'in eklediği gençliğin buhranları ve serzenişleri bölümü olayı daha da kompleks bir hale getiriyor. Vladimir ve kızı ile olan bir konuşması iki kuşak arası dramatik çatışmayı ortaya çıkarıyor. Bu anlarda kızın Fight Club-vari cümleleri ve hayatı boşverme mantığı günümüz gençliğinin kalıplaşmış düşüncelerine ayna tutuyor. Elena karakterinin psikolojik değişimi nedenleri ile birlikte gerçekçi bir bakış açısıyla işleniyor.  

Nadezhda Markina'nın parmak ısırtan oyunculuğu ile Elena, mutlaka izlenilmesi gereken filmlerden biri oluveriyor. Bundan sonra anlaşılan Andrey Zvyagintsev'in her yeni filminde haklı olarak beklentiye gireceğiz.

A

2 yorum:

  1. Andrey Zvyagintsev hayranı biri olarak filme bayılmıştım. Sürgün ve Dönüş kadar iyi! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürgün filmini izlemedim fakat Dönüş filmini Elena'dan daha başarılı buldum. Sürgün filmini de izlerim o zaman:)

      Sil