1 Aralık 2012 Cumartesi

Holy Motors

Bu sene düzenlenen Cannes Film Festivali'nde Holy Motors için övgü sesleri yükseldiğinde ister istemez filmi merak etmeye başladım. Açıkçası filme başlamadan önce bu kadar etkileneceğimi tahmin etmiyordum. Leos Carax hazırladığı karışımda birçok malzemeden yararlanıyor. Holy Motors gizemden yola çıkararak dram, komedi, müzikal, romantizm ve bilim-kurgu'ya dayanan deneysel bir iş. Bu yüzden belki de yılın en ilginç yapımı. Başladığınız andan itibaren dikkatinizi çeken Holy Motors, sorgulayıcı olduğu kadar şok edici de bir film. Heyecanla bir sonraki hamleyi bekliyorsunuz. Bir süre etkisinden kurtulamayacağım kesin! 


M. Oscar'ın bir günlük iş hayatına ve randevularına tanık oluyoruz. Yalnız bu bildiğimiz düzende, bildiğimiz bir mekanizma değil. Uç noktalara varan bir yolculuğa eşlik ediyoruz. Leos Carax kalıpların yıkıldığı ve kuralların yeniden yazıldığı bir evren yaratıyor. Bundan dolayı filmin birkaç sahnesi(özellikle final) seyirciyi rahatsız edebilir. Herkesin kolaylıkla içine girebileceği bir film değil. Bariz bir soruyla devam edeceğim. "Bu karmaşadan ne anladın?" Açılış sahnesi ile Leos Carax kendi canlandırdığı bir karakterle yeni bir kapı aralıyor. Bence bu artık gerçeklerle yüzleşmemiz adına bir sahne. Bana David Lynch'in başyapıtı Mulholland Dr. filminde kovboy sahnesini hatırlattı. O da gerçekleri görmemiz adına bir 'uyan!' çağrısı yapıyordu. Leos Carax her ne kadar değişikliklerle yeni bir zemin hazırlasa da insanoğlunun yaradalışını inceliyor. Hepimizi bir rolün parçası olarak görüyor. Gerektiği gibi oynuyoruz, gerektiği gibi yaşıyoruz. Tek sorunumuz ise bir farkındalık durumda olmamamız. Oysa ki o yeni düzende hem bizim portremizi çiziyor hem de bu farkındalığı sağlıyor. Tabi tekrarlıyorum Leos Carax'ın bu yolculuğu çok uç noktalara varıyor. Bunun örneği olarak iki kademeli işleyen final sahnesini gösterebiliriz. İlk kademede M. Oscar'ın son randevusunu işaret edebiliriz. Öyle bir sahne ki sinemasal bir sarsıntı yaratıyor. (ki seyircinin rahatsız olabileceği sahne) İkinci kademede ise Céline'nin artık normal dünyasına döneceğini gördükten sonraki kapanış sahnesi. 
Denis Lavant'ın kılıktan kılığa girerek müthiş rol kesiyor. Her girdiği karakterde sığ bir oyunculuk sergilemiyor, rolü özümsüyor. Edith Scob diğer denge noktası. Bütünü sağlıyor. Ben performansını beğendim. Eva Mendes bir güzellik ikonu olarak karşımıza çıkıyor. Çok fazla rolü olmasa da akılda kalıcı. Kylie Minogue'un müzikal performansı ise görülmeye değer.

Filmin müziklerinden biraz bahsetmek istiyorum.  Kylie Minogue'un seslendirdiği "Who Were We?" filmin tuzu biberi oluyor. "Let My Baby Ride" parçası görsel olarak bir şov sunuyor. Gérard Manset'in "Revivre" şarkısı ise finalde çok manidar.  

Michael Haneke'nin Amour filmini daha izlemedim ama Holy Motors, Altın Palmiye'yi alabilecek bir seviyede. Dennis Lavant'ın oyunculuğu keza çok iyi. Holy Motors hakkında söyleyebileceğim son şey ise sarsıcı bir sinema deneyimi olduğu. 

A

4 yorum:

  1. film hakkında okuduğum ilk eleştiri seninki oldu faruk. sürekli duyuyorum filmi şimdi ciddi şekilde dikkatimi çekti. deneysel olması bi acaba dedirtiyor ama çok merak etim.

    puan sistemini de değiştirmişsin. A verdiğine göre Holy motors çarpmış :) güzel eleştiri kesinlikle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya yönetmen baya değişik bir işe kalkışmış. Yani filmde çok şey var. Çok şey anlatmaya çalışıyor. Ve bunuda beceriyor. Kesinlikle çok beğendim ve etkilendim. Puan sistemi böyle bir daha rahat oldu.Teşekkür ederim. Kaçırma izle. Çok sever misin emin olamıyorum:)

      Sil
  2. Tahminimce ya senin gibi çok severim ya da kötü bulurum diye düşünüyorum ama mutlaka izlenmeli ne olursa olsun. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Görüşlerini merek ediyorum.

      Sil