27 Ocak 2012 Cuma

Başka Bir Zamanda

Donnie Darko'yu ilk izlediğimde hayranlık ve şaşkınlık misali bir ruh haliyle filmi bitirmiştim. O zamandan, bu zamana kadar her izlediğimde Donnie Darko filmi benim için beğenmenin ötesinde bir hal aldı. Filmde Gary Jules'tan Mad World parçası çaldığı an ise unutulmaz. Filmden sahnelerle Mad World...
Devamını oku...

The Descendants


Sinema dünyasında deyim yerindeyse kendi tarzını oluşturan Alexander Payne son filmiyle yine dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Filme gelmeden önce biraz yönetmenden bahsetmek istiyorum. Alexander Payne sıkça görülebilecek olaylara farklı lezzetler ekleyebilen bir yönetmen. Anlatımında daha çok mizahi ve eleştirel naiflikler vardır. Özellikle bu anlamda yardım aldığı öğeler ise gençlik, aile ve maceralardır. İlk izlediğim filmi Election daha çok gençlik teması üzerineydi. Karakterlerin erdem üzerine gelgitleri çok iyiydi. About Schmidt filmine gelirsek ki bu da zevkle izlediğim bir yapıtıydı. Yıkılmakta olan bir aile profilini çok iyi işlemişti. İki dostun arasındaki bağı anlatan Sideways ise Payne'nin tarzıyla süslenmiş bir yolculuk hikayesiydi.

Bu yıl baya övgü alan The Descendants filmi ise yönetmenin önceki filmlerinin karışımı diyebiliriz. Aslında Payne'in her filminde öğeler birbirine çok benzerdir. Eşinin kaza geçirmesi sonucu birden aile ilişkilerinin ne kadar karmaşık bir hal aldığını anlayan bir babanın öyküsüyle film başlıyor. Bundan sonraki evrelerde film bir aile filmine dönüyor. Genç kuşağın olaylara bakış açısı, birbirini anlamaya çalışan karakterler ve bir yolculukla film bildiğiniz Alexander Payne filmine dönüşüveriyor. Payne yine arada ufak tefekte olsa Amerikan yaşam tarzının gittiği yöne doğru ufak eleştiriler sunuyor. 
       
Hollywood'ta özellikle yaş ilerledikten sonra oyuncular baba ya da anne profiliyle karşımıza çok gelirler. Durum böyle olunca orta düzeyli filmlerde orta düzey performanslar olur. Sanırım bu tanım arasına girmeyi reddeden George Clooney baya sıkı bir iş çıkarmış. Bu sene Akademi'de başarısını tescillendirebilir. Genç oyuncu Shailene Woodley'de hiç fena sayılmazdı.
Bu yıl Akademi Ödülleri'ne 5 dalda aday olan The Descendants filmi Alexander Payne'in önceki filmlerinin tadında bir yol izliyor. Aslında birkaç ay önce Oscar'da bu kez Payne'in şeytanın bacağını kıracağı konuşulsada The Artist filminin çıkmasıyla işler biraz karıştı. Son derece güçlü bir rakip kazanıldı. Kısacası eğlenceli bir hikaye ve finalinde güçlü bir aile dramı izlemek isteyenler izleyebilir.

B

Devamını oku...

24 Ocak 2012 Salı

Oscar Adayları Açıklandı


Bu yıl 84. düzenlenecek Akademi Ödülleri'nin adayları açıklandı. Adayları akademi başkanı Tom Sherak ve geçen sene Oscar'a aday olan genç oyuncu Jennifer Lawrence sundu. 11 dalda aday olan Hugo filmi dikkatleri çekiyor. Hemen ardından Altın Küre sahibi The Artist 10 dalda aday. Genel olarak beklenildiği gibi adaylıklar olsada çeşitli süprizlerinde olduğu aşikar.




En İyi Film
War Horse
The Artist
Moneyball
The Descendants
The Tree of Life
Midnight in Paris
The Help
Hugo
Extremely Loud & Incredibly Close



En İyi Yönetmen
Michel Hazanivicus (The Artist)
Alexander Payne (The Descendants)
Martin Scorsese (Hugo)
Woody Allen (Midnight in Paris)
Terrence Malick (The Tree of Life)



En İyi Orijinal Senaryo
Michel Hazanivicius (The Artist)
Kristen Wiig and Annie Mumulo (Bridesmaids)
Woody Allen (Midnight in Paris)
J.C. Chandor (Margin Call)
Asghar Farhadi (A Separation)


En İyi Uyarlama Senaryo
Alexander Payne, Nat Faxon and Jim Rash (The Descendants)
John Logan (Hugo)
George Clooney, Beau Willimon and Grant Heslov (The Ides of March)
Steven Zaillian, Aaron Sorkin and Stan Chervin (Moneyball)
Bridget O’Connor and Peter Straughan (Tinker Tailor Soldier Spy)



En İyi Kadın Oyuncu
Glenn Close (Albert Nobbs)
Rooney Mara (The Girl With the Dragon Tattoo)
Viola Davis (The Help)
Meryl Streep (The Iron Lady)
Michelle Williams (My Week With Marilyn)


En İyi Erkek Oyuncu
Demian Bichir (A Better Life)
George Clooney (The Descendants)
Jean Dujardin (The Artist)
Gary Oldman (Tinker Tailor Soldier Spy)
Brad Pitt (Moneyball)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Berenice Bejo (The Artist)
Jessica Chastain (The Help)
Melissa McCarthy (Bridesmaids)
Janet McTeer (Albert Nobbs)
Octavia Spencer (The Artist)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Kenneth Branagh (My Week With Marilyn)
Jonah Hill (Moneyball)
Nick Nolte (Warrior)
Christopher Plummer (Beginners)
Max von Sydow (Extremely Loud & Incredibly Close)

En İyi Görüntü Yönetimi
Guillaume Shiffman (The Artist)
Jeff Cronenweth (The Girl With The Dragon Tattoo)
Robert Richardson (Hugo)
Emmanuel Lubezki (The Tree of Life)
Janusz Kaminski (War Horse)

En İyi Kurgu
Anne-Sophie Bion & Michel Hazavanicius (The Artist)
Kevin Tent (The Descendants)
Kirk Baxter & Angus Wall (The Girl With The Dragon Tattoo)
Thelma Schoonmaker (Hugo)
Christopher Tellefsen (Moneyball)

En İyi Sanat Yönetimi
Laurence Bennett (The Artist)
Stuart Craig, Stephenie McMillan (Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2)
Dante Ferretti, Dorothee Baussan, Francesca Lo Schiavo (Hugo)
Anne Seibel, Hélène Dubreuil (Midnight in Paris)
Rick Carter (War Horse)

En İyi Kostüm
Lisy Christl (Anonymous)
Mark Bridges (The Artist)
Sandy Powell (Hugo)
Michael O’Connor (Jane Eyre)
Arianne Philips (W.E.)

En İyi Makyaj
Albert Nobbs
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 2
The Iron Lady

En İyi Müzik
Ludovic Bource (The Artist)
Alberto Iglesias (Tinker Tailor Soldier Spy)
Howard Shore (Hugo)
John Williams (The Adventures Of Tintin)
John Williams (War Horse)

En İyi Orijinal Şarkı
Man Or Muppet (The Muppets)
Real In Rio (Rio)

En İyi Ses Kurgusu
Drive
The Girl With The Dragon Tattoo
Hugo
Transformers: The Dark Of The Moon
War Horse

En İyi Ses Miksajı
The Girl With The Dragon Tattoo
Hugo
Moneyball
Transformers: The Dark of The Moon
War Horse

En İyi Görsel Efekt
Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2
Hugo
Real Steel
Rise of the Planet of the Apes
Transformers: The Dark of the Moon

En İyi Animasyon
A Cat in Paris
Chico & Rita
Kung Fu Panda 2
Puss in Boots
Rango


En İyi Yabancı Film
Bullhead
Footnote
In Darkness
Monsier Lazhar
A Separation

En İyi Kısa Film
Pentecost
Raju
The Shore
Time Freak
Tuba Atlantic

En İyi Kısa Animasyon
Dimanche
The Fantastic Flying Books Of Mr. Morris Lessmore
La Luna
A Morning Stroll
Wild Life

En İyi Kısa Belgesel
The Barber Of Birmingham: Foot Soldier of the Civil Rights Movement
God Is The Bigger Elvis
Incident In New Baghdad
Saving Face
The Tsunami & The Cherry Blossom

En İyi Belgesel
Hell And Back Again
If A Tree Falls; A Story Of The Earth Liberation Front
Paradise Lost 3: Purgatory
Pina
Undefeated
Devamını oku...

Vampir Olmak Eksik Kalmıştı

Johnny Depp ve Tim Burton'ın yeni filmi Dark Shadows'tan iki yeni görüntü geldi. Depp'in bu sefer vampir rolünde olduğunun altını çizelim. Herhalde oynamadığı birkaç sıradışı rollerden biridir.Yine bir ağır makyaj altında neyse bu bizi pek şaşırtmadı nedense:) 


Geçenlerde gelen ilk promosyon resmiyle beraber gelen görüntüler:




Devamını oku...

23 Ocak 2012 Pazartesi

Joe Wright: 5 Dakikalık Maharet

 Joe Wright'ı hemen hemen çoğumuz biliriz. Eğer ismini bilmesekte Pride & Prejudice (Aşk ve Gurur) ve Atonement (Kefaret) gibi klasikleşme yolunda ilerleyen iki muazzam yapıtını duymuş, izlemişizdir. Paylaşmak istediğim video ise yönetmenin büyük ustalıkla imza attığı bir sahne. Atonement filminden tek kamerayla kesintisiz 5 dakikalık bir yolcuğa çıkarıyor. Nitekim videoyu izlerseniz bana hak verirsiniz. Buyrun...

Devamını oku...

Drive Soundtrack: 80'lerin Ruhu


Bu sefer ki soundtrack incelememi geçen yılın en çok konuşulan ve en dikkat çeken filmlerden biri olan Drive'dan yana kullanıyorum. Yönetmen Nicolas Winding Refn projeye başladığında herhalde kimse bu denli başarılı bir film beklemiyordu. Nitekim filmin büyük başarısının yanında müzikleride oldukça kayda değer. Hatta filmin büyük çıkış yakaladığı haftalarda soundtrack albümü herkesin dilindeydi. Halada öyle gerçi. Neyse başlayalım...

Filmin bestecesi Cliff Martinez. Kendisini Traffic, Solaris, Wicker Park gibi tanıdık filmlerin müzisyeni olarak biliyoruz. Drive filmine geldiğimizde ise yönetmenin yansıtmak istediği 80'lerin tarzı elbette müziklerinide etkiledi. Özellikle bu konuda Cliff Martinez'in bir hayli titiz çalıştığı belli oluyor. Kavinsky & Lovefoxxx, Desire, College, Riz Ortolani gibi isimleride albüme katan Cliff Martinez adeta bir müzik şöleni yaşatıyor.

İlk olarak Kavinsky & Lovefoxxx'tan Nightcall parçasını dinliyoruz. İtiraf etmeliyim ki albümdeki en sevdiğim parça. Sanırım genel fikirde bu yönde. Parça ile birlikte girişte mükemmel sahneler bize eşlik ediyor. 
İkinci değinmek istediğim şarkı College'tan A Real Hero (Feat. Electric Youth) parçası. Nightcall parçasına göre daha bir sadelikte. Filmin ortalarında iyi uyum sağladığını söyleyebiliriz.
Riz Ortolani'den Oh My Love (Feat. Katyna Ranieri) eseri kanımca filmin tüm psikolojisini ortaya seriyor. (Bknz: Çaldığı sahnelerde karakterimizin psikolojisinin tamamen yörüngeden çıktığı andır.)
Benden bu kadar:) Filmin soundtrack albümü genel anlamda çok başarılı. Başlıkta değindiğim gibi Nicolas Winding Refn'in baştan sona yarattığı 80'lerin ruhunu çok güçlü bir şekilde ifade ediyor. Meraklılarına albümü tavsiye ederim.

Devamını oku...

22 Ocak 2012 Pazar

Ustad Chaplin Şarkı Söylerse

Sessiz sinemanın ustadlarından Charles Chaplin yediden yetmişe herkesi bir nebze olsun etkiyebilmiş bir insan. Elbette çoğu sinema takipçisi gibi benimde hayran olduğum bir ustad. Modern Times filminden ustadın şarkı söyleyip dans ettiği ve benim favorilerimden olan sahneyi paylaşmak istiyorum. 







                                         
                                                             
Devamını oku...

Heath Ledger'ı Hatırlamak


22 Ocak 2008...
Bu tarih belki sinema tarihi üzerinde büyük bir değişim yarattı. Onun ulaştığı seviye başarılarının devamının geleceğinin sinyallerini veriyordu. Ama ne yazık ki o acımasız tarih geldiğinde artık aramız değildi. O Gabriel, Patrick, Jacob, Ennis, Tony ve Casanova'ydı. O herkesin büyülendiği Joker'di. Ve daha niceleriydi.
Bugün 22 Ocak 2012...
Heath Ledger'ı saygı ve sevgiyle anıyoruz.
Devamını oku...

21 Ocak 2012 Cumartesi

The Artist


''Bir varmış, bir yokmuş. 1927'de Hollywood'ta sessiz film yıldızı George Valentin varmış. Şöhretin rüyasıyla sarhoş olmuşken Peppy Miller adında genç kız hayranı ile tesadüfen karşılaşır. Ve işte bu noktada...'' Herkesin bildiği ve tanıdığı hikayelerdi. Bazen duygusal, bazen trajik-komik bir dünyaydı. En çokta herkesin özlediği bir dönemdi. -Evet sessiz sinema döneminden bahsediyorum. Charles Chaplin'den Gloria Swanson'a kadar uzanan bir dönemden. Belki çoğumuzun çocukluğuna kadar yaşayabilen bir dönemden... The Artist filminin bende yarattığı duygular bu denli içten oldu. ''Sessiz sinema dönemine saygı duruşu''  ile bizden hakkıyla takdirleri topluyor. 
Jean Dujardin ve Bérénice Bejo olabildiğince mükemmel ve olabildiğince bizi çok öncesine taşıyan performanslar sergiliyorlar. Bérénice Bejo'nun güzelliğine, Jean Dujardin'in oyunculuğuna hayran kaldım. 
İşin teknik kısmına baktığımızda ise ayrı bir başarı kokuyor. Ludovic Bource eşsiz notalara imza atarken, Guillaume Schiffman başarılı bir görüntü işçiliği çıkarıyor. Yönetmen ve senarist Michel Hazanavicius'a bu denli sıcak ve başarılı bir film yaptığı için kendisine teşekkür ediyorum. Ve en çokta sinemanın temellerinin atıldığı bir dönemi yeniden hatırlattığı için ayakta alkışlıyorum.

B+

Devamını oku...

18 Ocak 2012 Çarşamba

Bir Zamanlar Anadolu'da


Geçtiğimiz günlerde Cannes film festivalinde Jüri Büyük Ödülü kazanan ve birkaç gün öncede Siyad ödüllerine damgasını vuran Nuri Bilge Ceylan'ın son filmi Bir Zamanlar Anadolu'da beklentilerimi tam anlamıyla karşıladı. Özellikle bir dönem taşra konularına inen yönetmenimiz yine bu yapımında eski günlerine dönüyor. Kendisi bir fotoğraf sanatçısı olduğu için çoğu zaman sinemayı bir fotoğraf karesi gibi anlatmaya çalışmış aynı kareye birden fazla duyguları taşımıştır. Nitekim bu filmindede aynı duyguları işlemeyi başarmış. Önceki filmlerine göre bol diyaloglu ve süresi bir hayli uzun(150 dk.) filmini şöyle anlatıyor: ''Nasıl ki bir roman 600 sayfa olabiliyorsa, ben de bilinçli bir şekilde hikayemi bu kadar uzun tutabilmek istedim, pişman olduğum, atmak istediğim tek bir kare bile yok."
Film kasaba'da işlenen bir cinayetin gizemiyle başlıyor. İlk yarıda cesedi bulma yolunda bozkırlarda başlanan macera müthiş teknik bir dille anlatılıyor. Gece çekimleri tek kelimeyle harika.(Özellikle ışıklandırma) Polisiye-Gizem türünde bu yarıda oldukça başarılı olduğunun altını çizerken bu sahnelere hayran kaldığımı itiraf etmeliyim. İkinci yarısında yani her şeyin çözüldüğü kısma gelirsek daha çok gizemin ve heyecanın azaldığı bölüm diyebiliriz. Fakat yine yönetmenimiz burdada uzun sekanslarla bize eşsiz bir sinema tadı verebiliyor. 
Muhammed Uzuner, Yılmaz Erdoğan,  Fırat Tanış, Ahmet Mümtaz Taylan, Taner Birsel gibi başarılı oyuncuların kadroda olması büyük avantaj. Özellikle Fırat Tanış'ın karakteri izleyicide bir hayli gizem bırakacak bir karakter. Nitekim N.B. Ceylan senaryoyu yazarken bu karakter için aklında olan tek isim Fırat Tanış'mış. Başarıyla rolünün üstesinden geliyor. 
Sonuç olarak; Sinemamızı yurtdışına tanıtmakta büyük işler başaran N.B. Ceylan bir kez daha alkışı hakediyor. Yine kendi deyimiyle hayatın bir kesitinden bir parça sunuyor. Klasik bir hikayeyi kendi tarzıyla işleyen yönetmenimiz ortaya iyi bir iş çıkarıyor. Ama itiraf etmeliyim ki daha önce N.B. Ceylan filmi izlemeyenler varsa öncelikle daha kısa süreli bir filmiyle başlasınlar. Nitekim bu filmi izleyip izlememe kararını sonra versinler.

A
Devamını oku...

17 Ocak 2012 Salı

BAFTA Adayları Açıklandı


İngiltere'nin en prestijli ödülleri BAFTA'nın finalistleri açıklandı. 12 dalda aday olan The Artist filmi Oscar'a emin adımlarla yaklaşıyor. Onu takip eden film ise İngiliz yapımı Tinker, Tailor, Soldier, Spy filmi 11 dalda BAFTA'ya aday. Altın Küre'den farklı olarak Drive filmi büyük bir süpriz yarattı. Eleştirmenlerden çok iyi övgüler alan film birçok sinemasever tarafından Oscar'a aday olması gereken film konumunda. Fakat ödül sezonu yavaş yavaş yaklaşırken şansını yitiriyordu. BAFTA'nın açıklanmasıyla aday olduğunu öğrenen birçok sinemaseverin yüzüde güldü.


BAFTA ödülleri 12 Şubat gecesi Londra'da sahiplerini bulacak.


Aday Listesi:
En İyi Film
The Artist
The Descendants
Drive
The Help
Tinker, Tailor, Soldier, Spy


En İyi İngiliz Filmi
My Week with Marilyn
Senna
Shame
Tinker, Tailor, Soldier, Spy
We Need to Talk About Kevin


En İyi Yönetmen
Michel Hazanavicius -  The Artist 
Nicolas Winding Refn - Drive
Martin Scorsese - Hugo 
Tomas Alfredson - Tinker, Tailor, Soldier, Spy
 Lynne Ramsay - We Need to Talk About Kevin


En İyi Özgün Senaryo
The Artist
Bridesmaids
The Guard
The Iron Lady
Midnight in Paris


En İyi Uyarlama Senaryo
The Descendants
The Help
The Ides of March
Moneyball
Tinker, Tailor, Soldier, Spy


En İyi Kadın Oyuncu
Bérénice Bejo - The Artist
Meryl Streep - The Iron Lady
Michelle Williams - My Week with Marilyn
Tilda Swinton - We Need to Talk About Kevin
Viola Davis - The Help


En İyi Erkek Oyuncu
Brad Pitt - Moneyball
Gary Oldman - Tinker, Tailor, Soldier, Spy
George Clooney - The Descendants
Jean Dujardin - The Artist
Michael Fassbender - Shame


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Carey Mulligan - Drive
Jessica Chastain - The Help
Judi Dench - My Week with Marilyn
Melissa McCarthy - Bridesmaids
Octavia Spencer - The Help


En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Christopher Plummer - Beginners
Jim Broadbent - The Iron Lady
Jonah Hill - Moneyball
Kenneth Branagh - My Week with Marilyn
Philip Seymour Hoffman - The Ides of March


En İyi Yabancı Film
Incendies
Pina 
Potiche
Jodaeiye Nader az Simin
La Piel que Habito


En İyi Animasyon
The Adventures of Tintin: Secret of the Unicorn
Arthur Christmas
Rango

En İyi Görüntü Yönetimi
The Artist
The Girl With The Dragon Tattoo
Hugo
Tinker, Tailor, Soldier, Spy
War Horse


En İyi Kurgu
The Artis
Drive
Hugo
Senna
Tinker, Tailor, Soldier, Spy

En İyi Set Tasarımı
The Artist
Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2
Hugo
Tinker, Tailor, Soldier, Spy
War Horse


En İyi Makyaj ve Saç
The Artist
Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2
Hugo
The Iron Lady
My Week with Marilyn

En İyi Kostüm Tasarımı
The Artist
Hugo
Jane Eyre
My Week with Marilyn
Tinker, Tailor, Soldier, Spy

En İyi Görsel Efekt
The Adventures of Tintin: Secret of the Unicorn
Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2
Hugo
Rise of the Planet of the Apes
X-Men: First Class 


En İyi Belgesel
George Harrison: Living in the Material World
Project Nim
Senna

En İyi Ses
The Artist
Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2
Hugo
Tinker, Tailor, Soldier, Spy
War Horse

En İyi Özgün Müzik
The Artist
The Girl With The Dragon Tattoo
Hugo
Tinker, Tailor, Soldier, Spy
Devamını oku...

16 Ocak 2012 Pazartesi

Siyad Ödülleri'de Sahiplerini Buldu

Bu akşam düzenlenen törenle 44. Siyad Ödülleri sahiplerini buldu. Ezgi Mola ve Sarp Apak'ın sunuculuğunu yaptığı törende bu yıl eleştirmenler tarafından övgüler alan Bir Zamanlar Anadolu'da filmi geceye damgasını vurdu. Nuri Bilge Ceylan'ın yazıp yönettiği film 6 ödülle geceden ayrıldı.


Kazananların listesi:
En İyi Film: Bir Zamanlar Anadolu’da
En İyi Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan (Bir Zamanlar Anadolu’da)
En İyi Senaryo: Nuri Bilge Ceylan – Ebru Ceylan – Ercan Kesal (Bir Zamanlar Anadolu’da)
En İyi Kadın Oyuncu: Nazan Kesal (Saç)
En İyi Erkek Oyuncu: Ayberk Pekcan (Saç)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Asiye Dinçsoy (Press)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Ercan Kesal (Bir Zamanlar Anadolu’da)
Ahmet Uluçay Umut Veren Oyuncu Ödülü: Zeynep Oral (Atlıkarınca)
En İyi Kurgu: Bora Gökşingöl (Bir Zamanlar Anadolu’da)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Gökhan Tiryaki (Bir Zamanlar Anadolu’da)
En İyi Sanat Yönetimi: Haluk Ünlü (Dedemin İnsanları)
En İyi Müzik: Mircan Kaya (Kar Beyaz)
En İyi Belgesel: Ekümenopolis
En İyi Yabancı Film: Bir Ayrılık (İran)
Devamını oku...

69. Altın Küre Ödülleri Sahiplerini Buldu


Oscar'ın habercisi niteliğindeki Altın Küre Ödülleri dün gece dağıtıldı. Ödüllerin kimin hakedip haketmediği  her sene tartışılsada en azından beklenen isimlere gittiğini söyleyebilirim. The Artist üç ödülle evine dönerken The Descendants filmide iki ödülle ayrıldı. 


Morgan Freeman bu sene Yaşam Boyu Onur Ödülü'nü aldı.


Gecenin bizim için en büyük süprizlerinden biri Meltem Cumbul İran yapımı olan Bir Ayrılık'ın  galip geldiği Yabancı Dilde En İyi Film kategorisini sunmak için sahneye çıkması oldu. Böyle büyük bir törende kısa süredede olsa sunucu olarak onu görmek güzeldi.


69. Altın Küre Ödülleri'nde Kazananlar:


En İyi Drama Filmi 
The Descendants


En İyi Komedi / Müzikal Filmi 
The Artist


En İyi Yönetmen
Martin Scorsese,  (Hugo)


En İyi Erkek Drama Oyuncusu 
George Clooney, (The Descendants)


En İyi Kadın Drama Oyuncusu 
Meryl Streep, (The Iron Lady)


En İyi Erkek Komedi / Müzikal Oyuncusu 
Jean Dujardin, (The Artist)


En İyi Kadın Komedi / Müzikal Oyuncusu 
Michelle Williams, (My Week with Marilyn)


En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Christopher Plummer, (Beginners)


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Octavia Spencer, (The Help)


En İyi Senaryo
Woody Allen, (Midnight in Paris)


Yabancı Dilde En İyi Film
Bir Ayrılık (Jodaeiye Nader az Simin ) [İran]


En İyi Animasyon
The Adventures of Tintin: Secret of the Unicorn


En İyi Özgün Müzik
Ludovic Bource, (The Artist) 


En İyi Özgün Şarkı
Madonna, "Masterpiece"; (W.E.)
Devamını oku...

11 Ocak 2012 Çarşamba

50/50


Baş karakter Adam'ın hikayesi bize hem yakın hemde uzak bir hikaye sayılabilir. Hepimiz hayatımız boyunca kanser hastası olan tanıdıkları duymuşuzdur, hatta belki yakın çevremizden şahit olmuşuzdur, belkide bu dönemi yaşamışızdır. Az çok hepimiz bu evrenin ne kadar acı olduğunu düşünsekte elbette içinde olmadığımız için bazı sınırları tahmin edemeyiz. Film burda devreye giriyor. Adam'ın sınırları ne? Yaşadığı bu büyük değişimden sonra içten içe kendini nasıl yediğine tanık oluyorsunuz. -Mükemmeldim. Alkol ve sigara kullanmıyordum. Neden? Her ne kadar dışarda kendini avutma süreci işlesede finalde bir anda öfkesini saçması tüm bu evrenin bir parçası. Şu anda kendi başıma oturup bu saçma cümleleri yazarken siz filmi izledikten sonra belki yazdıklarıma hak verirsiniz. Üzerine yazılması zor bir film. Sonuç olarak yaşamın içinden etkileyici bir durum hikayesi.
Genç kadro Joseph Gordon-Levitt, Seth Rogen, Anna Kendrick ve Bryce Dallas Howard genel itibariyle iyiler. Sadece Seth Rogen'in karakteri onca olan içinde oldukça absürd duruyor. Zaman zaman hikayeye destek olsada karakterin varlığının olmasından fazla emin değilim. 
Dram ve komedi bir arada diyebiliriz. Geçen sene bu iki türü birarada çok iyi işleyen The Help filmi kadar iyi olmasada yinede güzel bir film. İzlemek isteyen arkadaşlara aşırı beklentiye girmeden filmi izlemelerini tavsiye edebilirim.

B
Devamını oku...

Tinker Tailor Soldier Spy



John le Carré'nin aynı adlı kitabından uyarlanma ve bir dönem dizi olarak çekilen Tinker Tailor Soldier Spy filmi ilk fragmanı yayınlandığından beri merakla beklediğim bir yapımdı. Bugün filmi izleme şerefine nail olmuşken geçen gün izlediğim Moneyball filmi gibi beklentilerimin altında kaldı. Film kötü mü? - Elbette hayır. Ama beklediğim gibi olmadığıda kesin. Konu 1950'lerde geçen Soğuk Savaş dönemini ele alıyor. Özellikle dönem gerilimini, gizli kapılar arkasında oynanan oyunları çok iyi irdeliyor. Benim açımdan filmin eksikliği iyi bir konuya sahip olmasına rağmen yeterince etkileyici sahnelere imza atamaması. Başlamadan önce çok keskin sahneler izlemeyi beklesemde gayet düz sahnelerle ilerliyor. Bu yüzden ara ara sıkabiliyor. Merakla beklediğim İstanbul sahnelerine gelirsek gayet başarılı olduğunu söyleyebilirim.
Oyuncu kadrosu birbirinden değerli ismi barındırıyor. Gary Oldman daha çok ruhani bir karakterde. Çok suskun ve ne yapacağı belirsiz bir rolde. Oscar'da ''En İyi Erkek Oyuncu'' kategorisine aday olacaktır. Jest ve mimikleri öne çıkmadığı için ödülü alamayabilir. Kendi adıma performansını çok başarılı buldum. Ona eşlik eden John Hurt, Colin Firth, Ciarán Hinds, Mark Strong, Tom Hardy, Toby Jones gibi güçlü oyuncular rollerinin hakkını fazlasıyla veriyorlar.
Yönetmen Tomas Alfredson kısmen iyi bir çıkış yakaladı. Film özellikle çeşitli ödüller alabilecek nitelikte. Oscar'dada bu sene adaylıkları alacaktır. Ama dişe dokunur bir ödül alır mı bilinmez. Etkileyicilikten uzak olsada özellikle casusluk ve politika gibi filmleri seven seyircilerin kısmen seveceğini düşünüyorum.

A-

Devamını oku...

9 Ocak 2012 Pazartesi

Bourne'süz Bourne'den İlk Kare


Bourne serisinin yeni filmi The Bourne Legacy filminden ilk kare gün yüzüne çıktı. Yeni filmde başrol oynayan Jeremy Renner'ın olduğu fotoğraf daha çok karakteri tanıtım amaçlı olduğunu söyleyebiliriz. Konusu hakkında fazla bir bilgi olmasa'da Renner'ın Aaron Cross karakterini canlandıracağı açıklandı. 
İlk üç filmde Jason Bourne'ü oynayan Matt Damon şüphesiz ki iyi bir başarı yakalamıştı. Şimdi o olmadan seriye devam edilecek olması kafaları karıştırdı. Özelliklede filmin isminin Bourne olması ayrı merak uyandırıcı bir konu. Yani tabir caizse bir süpriz yaratmayı düşünmüyorlarsa Bourne'süz bir Bourne filmi izleyeceğiz.


İlk üç filmin senaristi Tony Gilroy bu sefer yönetmenlik koltuğunda. Bunun yanında kadroda Edward Norton, Rachel Weisz, Albert Finney ve Joan Allen gibi isimler var. Bakalım ne sonuç çıkacak.
Devamını oku...

Bafta'dan Scorsese'ye Özel Ödül

İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) bu yıl düzenleyeceği ödül töreninde Taxi Driver, Raging Bull, Goodfellas ve Casino gibi filmlerin efsane yönetmeni Martin Scorsese'ye ''Akademi Bağlılık Ödülü'' verecek. Yapılan açıklamaya göre efsane yönetmene sinemaya olan üstün katkılarından dolayı bu ödülün verileceği söylendi. 

Bafta'nın bu prestijli ödülünü daha önce alan sinema ustadları arasında Charlie Chaplin, Alfred HitchcockStanley KubrickSteven Spielberg gibi isimler var. Şimdi Scorsese ismini onların yanına yazdıracak.

En son 2006 yılında çektiği The Departed filmi ile Oscar'ı kazanan Martin      Scorsese 12 Şubat'ta Londra'da yapılacak törenle ödülünü alacak.
Devamını oku...

8 Ocak 2012 Pazar

Oscar'dan İlk Fragman

Bu sene 84.'sü düzenlenecek olan Oscar töreninden ilk fragman geldi. Daha önce pek çok kez ödül törenini sunmuş olan Billy Crystal bu senede ödül törenini sunacak. İlginç fragmanda Billy Crystal'a Megan Fox, Josh Duhamel,Vinnie Jones, William Fichtner ve Robin Williams gibi oyuncular eşlik ediyor.







Devamını oku...

5 Ocak 2012 Perşembe

Görsel Efekt Adaylıkları 10'a İndi



Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 84. Oscar Ödülleri'nde En İyi Görsel Efekt dalında yarışacak adayların 15 filmlik ilk listesini açıklamıştı. Dün Akademi 5 film daha elediğini açıklayarak listeyi 10'a düşürdü. Elenen filmler şunlar; Cowboys & Aliens, Sherlock Holmes: A Game of Shadows, Sucker Punch, Super 8 ve Thor.


Geriye kalan filmler;
Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2
Mission Impossible: Ghost Protocol
Pirates of the Caribbean: On Stranger Tides
Real Steel
Rise of the Planet of the Apes
Captain America: The First Avenger
Transformers: Dark of the Moon
X-Men: First Class
The Tree of Life
Hugo


Özellikle bu yarışta Harry Potter finali, The Tree of Life ve Hugo gibi filmler listenin en iddalı filmleri. Bundan sonraki aşamada filmler bu kategoride 5'e indirilecek. Son liste tüm kategoriler gibi 24 Ocak'ta açıklanacak.

Devamını oku...

1 Ocak 2012 Pazar

Soundtrack Analizi: 127 Hours


Geçtiğimiz yıl vizyona giren ve Akademi Ödülleri'nde 6 dalda aday olan 127 Hours filmi geçen yılın başarılı filmlerindendi. Trainspotting, 28 Days Later... ve en sonunda Slumdog Millionaire'le 8 dalda Oscar kazanan yönetmen Danny Boyle kuşkusuz ki dağcı Aron Ralston'ın gerçek hikayesini akıcı bir dille anlatmıştı. Elbette film kadar soundtrack albümüde başarılıydı. Ve albümün arkasındaki isim ise Hint müzisyen A. R. Rahman'ın ta kendisi. Başarılı müzisyen film boyunca Aron Rolston'la adeta aynı yolculuktaymış hissi verirken bir yandan onunla umutsuzluğa kapılıp bir yandan onunla kurtuluş için mücadele vermemizi sağlıyor.


Filme başlarken ilk olarak Free Blood'tan Never Hear Surf Music Again parçasıyla büyük bir enerji alıyoruz. Çok güzel hareketli bir parça.
Filmin ortalarına doğru hayal ile gerçekler arasında gidip gelirken ve umutsuzluğun verdiği rehavetle her şey adeta bir oyuna dönüşmekte. Bu süreçte Liberation parçası bizi bizden alan parçalardan.
Finale doğru Sigur Ros'un Festival parçası bize eşlik ediyor. Özellikle zor bir sürecin ardından bütün hissiyatıyla bizi etkiliyor. 
Filmin diğer bir başarılı müziği ise film için bestelenmiş ve Dido'nun seslendirdiği If I Rise parçası. Geçen sene hatta ''En İyi Özgün Şarkı'' kategorisinde yarışmıştı.
Genel olarak baktığımızda bütün parçalar özenle bestelenmiş. Ben sadece sevdiğim birkaç parçadan bahsettim. Soundtrack severler için rahatlıkla önerebileceğim bir albümdür. Keyifli dinlemeler.
Devamını oku...

Restless


Aşkı ve dramı işleyip hissiyatı verememek, finalinde herhangi bir noktaya dokunamamak, film bittiğinde pişman olmak. Uzun bir süre beklediğim filme bunları yazacağım aklıma gelmesede sonuç olarak Gus Van Sant bana hayalkırıklığının başka bir boyutunu verdi. Filmin çok yaratıcı bir senaryosu olmasada en azından içeriği bakımından güçlü bir drama dönüşebilir. Ya da varolan aşk hikayesi büyük bir tutkuya dönüştürebilir. Ne yazık ki Restless filmi duygulardan fazlasıyla yoksun. Ara ara birkaç sahnesi iyiye yakın olmakla beraber bunlar sayılmayacak kadar az. Özellikle filmde kullanan renk tonu oldukça soluk ve ruhsuz. Bu da daha çok size karamsar bir hava veriyor. Özellikle başta söylediğim gibi finalinin havada kalması filmin herhangi bir amacı yok profiline sokuyor. 
Genç oyuncular genel anlamda iyi olmalarına rağmen filmin yetersizliğinin kurbanı oluyorlar. Özellikle Mia Wasikowska gibi yeni yükselen bir yıldız için başarısız bir film denilebilir.
Good Will Hunting ve Milk gibi önemli yapıtlara imza atmış Gus Van Sant bu filmiyle sınıfta kalıyor. Filmin en önemli sorunu etkileyicilikten çok uzak olması. Beklentiler yüksekti ama hayalkırıklıkları kaçınılmaz oldu. İlla ki izleyeceğim diyorsanız göz atın. Yoksa izlemezsenizde pek bir şey kaybetmezsiniz.

C+
Devamını oku...