28 Kasım 2012 Çarşamba

Puanlama: Harf Sistemine Geçiş

Birkaç yıldır sinema sektörünü ilgiyle takip etmeme rağmen uzun bir süredir puanlama olayından kaçtım. Ta ki geçtiğimiz sene Buzdan Sinema blogunu açana kadar. Yaklaşık bir yıldır da burda filmler hakkında bir şeyler karalamaya ve puanlamaya çalıştım. Gördüm ki daha bir yıl geçmeden gelişim açısından çok yol katedilebiliyor. Özellikle henüz sinema bilgimin tam oturmadığını varsayarsak ani fikir değişikliklerini mazur görürsünüz. Puanlama sistemimde nitekim öyle. Puan verdiğim bazı filmler için sonrasında fikir değiştirip bunları değiştirdiğim oldu. Ayrıca kıt not sistemimden dolayı bazı kişileri hayalkırıklığına uğratmışta olabilirim. Bu yüzden artık puanlama olayında harf sistemine geçtim. Hem belirli aralıklara bir harf vereceğimden işim kolaylaşacak hem de kıt notlarımdan şikayetçi olanlar varsa belki daha memnun kalacaklar. Ayrıca siz yorulmayın diye sitedeki tüm eleştirilerin yeni puanlamalarını buraya yazıyorum:) Eleştirileri içinde yanlarına link attım. 

Not: Önceki puanlama sisteminden farklı da olsa bundan sonra gelecek filminlerin notları için şu aralığı baz alabilirsiniz.


A+ 9.0-10
A 8.5-8.9
A- 8.0-8.4
B+ 7.5-7.9
B 7.0-7.4
B- 6.5-6.9
C+ 6.0-6.4
C 5.5-5.9
C- 5.0-5.4
D 3.0-4.9
F ---


Barry Lyndon A+Eleştirisi için...
Hotaru no haka A+ Eleştiri için...
Jodaeiye Nader az Simin A+ Eleştiri için...
Ladri di biciclette A+Eleştiri için...
Metropolis A+ Eleştiri için...
On the Waterfront A+Eleştiri için...
The Apartment A+ Eleştiri için...


Amadeus A Eleştiri için...
Bir Zamanlar Anadolu'da A Eleştiri için...
Hugo A Eleştiri için...
It Happened One Night A Eleştiri için...
Moonrise Kingdom A Eleştiri için...
Pink Floyd The Wall A Eleştiri için...
The Elephant Man A Eleştiri için...
The Sting A Eleştiri için...
Videodrome A Eleştiri için...

After Hours A- Eleştiri için...
Drive A- Eleştiri için...
Shame A- Eleştiri için...
The Maltese Falcon A- Eleştiri için...
Tinker Tailor Soldier Spy A- Eleştiri için...
Walkabout A- Eleştiri için...

Beginners B+ Eleştiri için...
Little Miss Sunshine B+ Eleştiri için...
Looper B+ Eleştiri için...
Moneyball B+ Eleştiri için...
Take Shelter B+ Eleştirisi için...
The Artist B+ Eleştiri için...
The Ghost Writer B+ Eleştiri için...
The Help B+ Eleştiri için...

50/50 B Eleştiri için...
Carnage B Eleştiri için...
Cloud Atlas B Eleştiri için...
Intouchables B Eleştiri için...
J. Edgar B Eleştiri için...
Jin líng shí san chai B Eleştiri için...
La antena B Eleştiri için...
Margin Call B Eleştiri için...
Monty Python and the Holy Grail B Eleştiri için...
My Week with Marilyn B Eleştiri için...
Prometheus B Eleştiri için...
Super 8 B Eleştiri için...
The Descendants B Eleştiri için...
The Ides of March B Eleştiri için...
We Need to Talk About Kevin B Eleştiri için...
Yazı Tura B Eleştiri için...
Yeraltı B Eleştiri için...

Contagion B- Eleştiri için...
Eden Lake B- Eleştiri için...
Extremely Loud & Incredibly Close B- Eleştiri için...
Serbuan maut B- Eleştiri için...
The Avengers B- Eleştirisi için...
The Dark Knight Rises B- Eleştiri için...
The Girl with the Dragon Tattoo B- Eleştiri için...
The Rum Diary B- Eleştiri için...


A Dangerous Method C+ Eleştiri için...
Albert Nobbs C+ Eleştiri için...
Remember Me C+ Eleştiri için...
Restless C+ Eleştiri için...
The Amazing Spider-Man C+ Eleştiri için...
The Iron Lady C+ Eleştiri için...
The Woman in Black C+ Eleştiri için...

The Bourne Legacy C Eleştiri için...
Devamını oku...

26 Kasım 2012 Pazartesi

Öteki Tema Parçaları

Sinema sektörünün müzikle oldukça güçlü bir bağı vardır. Bazen çok beğenmediğimiz bir filmin bile soundtrack albümüne övgüler yağdırırken bazen de beğendiğimiz yapımların müzik kullanımından yana şikayetçi oluruz. Bu dosyamızda filmlerin tema müziklerine değinmeye çalışacağım. Tabi tema müzikleri deyince herkes Star Wars, The Godfather, The Lord of the Rings, Harry Potter, Schindler's List, Forrest Gump ve daha adını sayamadığım bir sürü popüler filmin temalarını anacaktır. Lakin ben bu dosyada biraz daha arka planda kalmış temalardan bahsetmek istiyorum. Elbette bunlarda biliniyor. Fakat belki bir köşede unuttuğumuz bir tema müziği vardır. Bu amaçla bu dosya hazırlanmıştır. Umarım birilerine ufacıkta olsa faydamız dokunur:) 

Not: Benim unuttuğum ya da sizin listede görmek istediğiniz bir müzik varsa yazabilirsiniz.

1. Les quatre cents coups (1959)

2. Ladri di biciclette (1948)

3. Barry Lyndon (1975)

4. 8½ 

5. Stalker (1979)

6. Papillon (1973)

7. Taxi Driver (1976)

8. Hotaru no haka (1988)

9. The Bridge on the River Kwai (1957)

10. The Deer Hunter (1978)

Alternatif olarak düşündüklerim: The Sting (1973), Fa yeung nin wa (2000), The Last of the Mohicans (1992), Once Upon a Time in America (1984), The Kid (1921), Platoon (1986)
Devamını oku...

19 Kasım 2012 Pazartesi

Coriolanus: Benim Tatlı İntikamım!

Gelmiş geçmiş en büyük yazarlardan biri olan William Shakespeare'in birçok kesime ilham olduğu aşikar. Yazarın hemen her eserinde güç, gurur, ihanet ve aşk gibi konuları melankolik  bir havada harmanlaması güçlü kaleminin en önemli özelliklerinden biri.  1607-1608 yılında yazıldığı düşünülen ve diğer eserlerine göre biraz daha az bilinen Coriolanus oyunu Roma'nın Volsklerle olan çekişmesini anlatır. Ayrıca alt metinde işlediği iktidar-halk çatışması olası bir savaşı ironiye dönüştürüyor. Coriolanus'ın sert ve cesur bir asker olmasının yanında en zayıf noktası gururu, kibiri ve siniridir. Halktan nefret eden ve bunu onlara karşı dile getirmekten çekinmeyen biridir. Bu yüzden soylu sınıfın sesidir.  İktidarın yarattığı sınıfsal farklılıklar, eşitsizlik  ve baskıların temsilcisi ve simgesi olan 'Coriolanus' her an patlak verecek bir isyanda da taşlanacak ilk isimdir. İktidar, Coriolanus ile aynı fikirde olsa da halkın önünde bir dalkavukluğa bürünmektedir. Coriolanus'ın fikirleri ise açıktır.
"Ne barışta rahat verirsiniz insana, ne savaşta;
 Birinden ödünüz patlar, ötekinde kıpırdanmaya başlarsınız.
 Size bel bağlayan, karşısında aslan beklerken tavşan,
 Tilki beklerken kaz bulur;
 Buz üstünde kor parçasına, ya da güneşte dolu tanesine
 Ne kadar güvenirsem, size de o kadar güvenirim.
 Tek erdeminiz, suçlu bulunandan yana çıkıp
 Adalete lanet okumak. Hakkıyla yükselen her insan
 Sizin nefretinizi çeker...
 Her dakika fikir değiştirirsiniz;
 Bir gün önce nefretle söz ettiğiniz adama
 Soylu demeye başlarsınız;
 Baştacı ettiğiniz adamdan kötüsü olmaz bir anda.
Coriolanus oyununda bir diğer dikkat çeken şey 'anne' figürüdür. Güç ve politika'yı dengeleyen isimdir.  Soylu sınıfının tüm entrikalarını iyi biliyor, duruma göre politik  duruşunu belirliyor. Coriolanus'ın mizacı ise kaderi için ince bir iptir. Bu yüzden annesiyle ile zıt duruma düşmektedir. Ama anlık kararlarda annesinin otoritesi her halükarda kendini belli ediyor.
 "Ah, oğul, oğul, oğul;
 Keşke gücünü önce şöyle bir üstüne geçirseydin de
 Daha sonra kullanıp eskitmeye sıra gelseydi."
Coriolanus sürgüne gönderildiğinde inandığı her şeyi karşısına alacak ve bunların hesabını soracaktır. "Düşmanımın düşmanı dostumdur." dercesine ve ruhunu satarcasına şeytanla bir anlaşmaya varacaktır. "Benim Tatlı İntikamım!" hallerine bürünen Coriolanus'ın öfkesi ve zaferi dur durak bilmez bir hal alacaktır.
"Bu gözler, Roma'daki gözlerimle aynı değil."
Kitabı bu yakınlarda okudum. Filmi onun için bekletiyordum. Kitabı okurken ki kafamdaki en büyük soru işaretleri şunlardı:
1. "Coriolanus modern bir uyarlama olacak. Peki eserin tiyatral havası filmde abes durmayacak mı?"
2. "Replikler bir süzgeçten geçilip modernize mi edilecek?"
3. "Çabuk değişen ruh halleri ile sinemasal bir derinlik yakalanabilir mi?"

Filmin ara ara bir tiyatro sahnesine dönüştüğünü hissedebiliyorsunuz. Filmin replikleri Baz Luhrmann'in modern Romeo + Juliet uyarlaması gibi orjinal eserden alınıyor. Yalnız Romeo + Juliet romantik türünde olduğu için şairane sözler göze batmıyordu. Burda aynı şeyi Coriolanus için söyleyemeyeceğim. Başarılı oyunculuklar durumu en aza indirgese de sorundan pek kaçılmıyor. Keşke replikler değiştirilseydi. Fakat ani ruh değişimleri ise oyunculuklar sayesinde o kadar sırıtmıyor. Kitap uyarlaması olarak düşündüğümüzde işi iyi kotarmışlar. Ralph Fiennes'ın ilk yönetmenlik denemesi olduğu için sinemasal anlamda büyük bir şova dönüşmüyor fakat bir ilk film adına ise fena değil.
Oyunculuklara göz atarsak birbirinden başarılı isimler beyazperde de arz-ı endam ediyor. Nedense Ralph Fiennes'ın hep oyunculuk olarak kenara itildiğini düşünmüşümdür. Elbette sinefillerin hakkını fazlasıyla verdiğini biliyorum. Ama işin ödül kısmını düşündüğümde kendisine bir üvey evlat muamelesi yapıldığı fikrindeyim. Belki bu konuyu ben fazla abartıyorum. Konumuza dönersek Ralph Fiennes'ın oyunculuğu her zaman ki gibi iyi. Kötü karakterleri çok iyi canlandırdığını hepimiz biliyoruz. Burda da dönüşümlerini başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. [Onların deyimiyle insandan ejderhaya dönüşümü diyelim:)] Gerard Butler gibi popüleritesi yüksek bir ismin kadroda bulunması avantaj olarak görülebilir. Brian Cox ve Vanessa Redgrave gibi yaşlı kurtlar ise çıtayı yükseltiyor. Geçtiğimiz senenin en büyük çıkışlarından birini gerçekleştiren Jessica Chastain ise filmde pek ön planda değil. Kitapta da karakterinin arka planda olduğunu düşünürsek bunu pek yadırgamamak lazım.

Velhasıl yazının sonuna gelirsek Ralph Fiennes'ın ilk yönetmenlik denemesini başarılı buldum. Uyarlama olarak eli yüzü düzgün bir iş. Yalnız birkez daha görüyoruz ki edebiyat eserini beyazperdeye birebir almakla da tüm sorunlar çözülmüyor. Bundan dolayı filmin beklenen ilgiyi görmediği kesin. Farklı bir çalışma arayanlara tavsiye edebilirim. Aman fragmanına kanıp aksiyon filmi zannetmeyin!

Devamını oku...