14 Mayıs 2013 Salı

Korsanlar: Kayıp Hazine

Yazan: Cenk Kılıç
https://twitter.com/crowfuu

Macera türünün tutkunları için korsanlar beyazperdenin olmazsa olmazlarından sayılır. Bu nedenle Karayip Korsanları serisi baya bir fan kitlesi oluşturmayı başarmıştır. Uçuk karakterler, kılıç savaşları, yakışıklı jönler, güzel kadınlar, deniz efsanleleri, yelkenli gemi çatışmaları, fantastik akrobasiler, yeni keşifler ve zalimlere karşı özgürlük mücadeleleri belirli bir seyirci kitlesinin hep ilgisini çekmiştir. Şimdi ki zamanda hemen hemen deniz korsanlığı eski dönemlere benzememekle ya da olanaksız bir uğraş olarak kabul edildiği için özgürlükçü ve maceracı bir fantezi modeli olarak bizlere miras kalmıştır.

Hayatın tekdüzeliğinden uzaklaşmak adına iki saatlik bir deniz serüveni birçok kimsenin düşlerini süslemekte. Hem denizlerde rom şişesiyle keyif çat, elin malına, mücevherlerine el koy, güzel kadınları esir al, onlarla gönül eğlendir sonra rehine karşılığında fidye al, ne kadar kanun nizam varsa hepsini ihlal et. Oh, yarasın. Korsanların hayatı bu kadar kolay olmadığı aşikar ama sonsuz özgürlük için hangi maceracı bu zorluklara katlanmaz ki. Medeniyette şehir yaşamı sürmeye alışmış bizler bu zorluklara katlanmayız, onun yerine kıçımızla koltukları ısıtıp beyazperdeyi izlemeyi yeğliyoruz, zira böylesi daha kolay.
Karayip Korsanları filminde kullanılan Siyah İnci
1935'de Captain Blood ve Erol Flynn ile başlayan korsan çılgınlığı Flynn'nın The Sea Hawk filmiyle devam etmiştir. Erol Flynn hareketli ve küstah korsan çizgisiyle seyircileri kendisine hayran bırakmıştır . Tabii şimdiki zamana göre bu filmlerin gayet klişe ve aptalca gelmeleri olasıdır. Ancak 1952'de gösterime giren The Crimson Pirate filmini tüm klişere rağmen takdire şayan olduğu gibi birçok korsan filmine de öncü olmuştur.
The Crimson Pirate (Korsanlar Kralı), 18. yüzyılda aklını ve cesaretini kullanarak zalim bir İspanyol asiline karşı koyan korsan Kaptan Vallo'nun hikayesidir. Başrollerde Burt Lancaster ile Nick Cravat öyle bir oyunculuk örneği ortaya koyuyorlar ki yıllar sonra izleseniz de gördüklerinizden haz alıyorsunuz. Oyuncu Burt Lancaster cidden muhteşem bir karakter oyuncusudur. Burt Lancaster film dünyasına sirkten katılmıştır. Lancaster sirkte bir akrobatken hareketli filmlerle kendisini seyirciye sevdirmeyi başarmıştır, ama tüm bu akrobasinin yanında karizmasıyla ve usta oyunculuğuyla ışık saçan bir aktördü.
Robert Stevenson'un meşur kitabından uyarlanan Hazine Adası (Treasure Island, 1950) filmini de unutmamak gerek. Gerçi Treasure Island, The Goonies (1985) ve Hook (1991) gibi yapımlar daha çok çocuklara hitap ediyor.

Tarihi fona bürünen  denizci ve korsan halklardan biri de Vikingler (The Vikings -1958) dir. Vikingler oldukça tutkulu ve ihtiraslı bir klişeler silsilesinden ibarettir. 

Walt Disney Stüdyoları da korsan filmlerini pek sever. Karayip Korsanlar: Siyah İnci'nin Laneti gibi filmleri çevirmeden Stevenson'un yönetmenliği ve Peter Ustinov'un başrolü eşliğinde Blackbeard's Ghost (1968) adında bir korsan komedyası çekilmiştir. Akıllı otomobil Herbie gibi bu da gayet eğlenceli ve neşeli bir serüveni anlatmaktadır.

Bu korsan filmlerin yanında korsan filmi olmayıpta ama macera ruhuna uygun, ünlü romanlardan uyarlanan "The Three Musketeers" (1993) ve "Monte Kristo Kontu" (2002) nu da izlemenizi öneririm.
Son olarak Roman Polanski'nin eleştirmenler tarafından pek sevilmeyen Pirates (1986) filmini anmak isterim. Bana göre bu filmde eleştirmenler Polanski'ye biraz haksızlık yaptı, zira kötü bir film değil hatta Walter Matthau'un garip espri anlayışıyla eğlenceli bile sayılır. Gerek kostümler gerekse kurgu dönemine uygun.

Somali'li korsanları korsandan saymazsak bu adamların soyu tükenmiş gibi bir şey,onun için elinize geçirdiğiniz bir korsan filmi varsa izleyiniz efenim. :)
Devamını oku...